Hafta sonu nostalji kuşağında eski kaydettiğim kasetlerden birini dinledim. İçinden 2001 yılında radyo eksen’den kaydettiğim oasis’in hikayesi çıktı. Kaç yılında kaydettiğimi de en sonunda yeni albüm şu tarihte çıkacak dediği yerden çözdüm. Kasetin sorunsuzca dinlenmesi mi güzel? Yoksa o programın verdiği bilgiler mi güzel? Ya da radyo eksen’in kurulduğundan beri kalitesinden ödün vermemesi mi daha güzel bilemedim. Çoğu programın saati değişir, yayından kalkar filan ama Laneth’in hala günü ve saati aynı mesela. 10 yıldan fazla oldu be. Çizgiyi bozmamak bu olsa gerek.
Geçen hafta sonu cdleri düzenledim, sıra kasetlerde diye düşünüyorum. Onlar içinde bir sistem geliştirirsem cidden mutlu olacağım. Hatta elimdeki walkman baya kötü durumda diye ikinci el bir Sony almayı bile düşünüyorum. 35 TL filan gittigidiyor’da. Eskiden arşiv vardı işte. Yeni neslin pek yapamayacağı bir şey bu. Yani ancak özel ilgi lazım. Artık mp3leri istediği zaman indirip mp3 playerda dinliyor herkes. İndirmek bile çok hızlı artık. Ben eskiden günlerce beklediğim günleri biliyorum ya. Soulseek vardı eskiden, tek tek mp3leri ara bulurduk filan. Hatta birinin bağlantısı iyiyse direk onun klasörüne saldırırdık filan. Soulseek’de yoksa, yoktur o şarkı zaten. Ne günlerdi ya. Şimdi fizy ve grooveshark ile zaten indirmeye gerek bile yok. Hele ki grooveshark’da kendi playlistini yapıp kaydetme olayı. Kopmuş durumda olay. Gerek yok yani indirmeye filan. Fizy’nin mobil versiyonu da çıktı, telefondan dilediğince dinle. Böyle kolay ulaşınca her şeye de havası olmuyor ama. Kolay hayat daha sıkıcı olur.
Nostalji kafası ile D&R’da cdlere baktık filan, fiyatlar hala uçuyor. 35-40 TL. Yani biraz mantık ama ya. Bluray filmler 40TL ye düşmüşken müzik cd’sinin o kadar fiyat olmasına anlam veremiyorum yani. Itunes’da 0.99 dolarlık şey bizde kaç para.
Yeni çıkanlara bakarken Korn’un yeni albümü gözüme çarptı. Bir an alsam mı acaba, bu kadar gaza gelmişim filan deyip vazgeçtim. Alsaydım herhalde şu an kendimi asıyor olabilirdim. N’apmışsınız bacılar size yani? Konsept kopmuş. Yok yani cidden kopmuş. Head ayrıldığından beri bir gariplik var grupta zaten. Head de kendini dine vermişti malumunuz. Her şey bir garip grupta. Yalnız “Get Up” parçası fena değilmiş bunu fark ettim şimdi. Adamlar ne yapsa bir şekilde iyi oluyor. Başta sevmesem bile sevecek bir şey çıkıyor arada.
Şöyle sonlandıralım yazıyı bugün:

Dün haberini aldım ki blogspot’u da patlatmışlar Türkiye’de. Her ne kadar göz zevkime hitap etmeyen bir tasarım anlayışı da olmasa dünyanın en çok tercih edilen blogu kendileri. Bazı bloglarda Türkiye ligi maçlarını kaçak bir şekilde canlı olarak maçlar yayınlanıyormuş. Digiturk de önce Google’nin kapısını çalmış. Sonuç alamayınca da mahkeme yoluna düşüp, amacına ulaşmış. Ve halen Google’yi suçluyorlar. Başta ne alakası olduğunu tam anlamamıştım ama sonra hak da vermemek mümkün değil. Tek istedikleri Google’da arama yapıldığında illegal bir şey yaptıkları için o blogların çıkmaması. Tabi Google sallamamış olabilir. Biz ne ile uğraşıyoruz, onlar neyin derdinde diye bir düşünceleri olabilir. Zamanında Youtube’nin kaldırmadığı videolar mantığı. Büyüklüğün verdiği bir durum. Youtube’u kapatıp elde edilen amacı hiç bir zaman anlamamışımdır bu arada. Hit almasın, rateleri düşsün diye mi acaba? Yani daha farklısını düşünmek dahi istemiyorum. Bu kadar teknoloji cahili olamaz mahkemelerimiz herhalde?
Benim için ve en azından oasis ve Liam’ı sevenler için mutlu bir haber vermenin tam sırası diye düşünüyorum. Beady Eye’nin ilk albümü geçtiğimiz günlerde çıktık. “Different Gear, Still Speeding” adını taşıyan albüm daha önce de tanıttığım gibi 14 şarkıdan oluşuyor. İlk izlenimlerim olumlu yönde. Oasis’den farklı bir konsept yaratmışlar. Daha eski rock’n'roll havasında. Farklı bir hava katacağı kesin son dönemde oluşan ortama. Ülkemize gelme ihtimali nedir bilmiyorum ama ben Amazon’dan aldım direk albümü. Bu aralar gelmesini umutla bekliyorum. İlerleyen günlerde izlenimlerimi yazacağım.
Vee beklediğim an 2 gün önce 10 Kasım’da gerçekleşti. Noel Gallagher’in ayrılmasından sonra grup oasis adıyla yola devam etmeyeceğini açıklamıştı. Yeni gruplarının adı Beady Eye oldu ve onlarda albümden önce ilk singlelarını yayınladılar. Grubun internet sitesinden parçayı indirebilirsiniz. Çok beğenemedim şarkıyı ama sadece bir defa dinleyebilmiş olmamda bunda etkili tabi. Soundları iyice değişiyor. Eskileri düşünüp 1-2 parçayı o havada yapsalar bare.
Özellikle Michael Cera çok iyi bir seçim. Bu aralar kendisi moda oldu. Bu tip gençlik filmlerinde bu yıl kendisini baya gördük. Film bir çizgi roman uyarlaması. Çizgi romanını okumadım ama sanırsam başarılı bir uyarlama olmuş. Filmin konusu aslında çok basit. Bir kızdan (Mary Elizabeth Winstead) hoşlanan ve onunla çıkmak isteyen Scott (Michael Cera), bu amacı için onun eski sevgilileri ile mücadele etmek zorunda. Ben konusunu bilmeden izlediğim için başlarda afalladım. Daha konusu hakkında detaya girmeyeyim yoksa spoiler manyağı olur burası. Gelelim filmin asıl, en beğendiğim olayına: müziklerine. Mü-kem-mel! Tek kelimeyle mükemmeldi. Gerçekten çok başarılı. Bulu dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Hele filmi izledikten sonra çok güzel gidiyor üstüne. Ahanda playlisti;
Hangi dergiydi hatırlamıyorum ama (pek ilgili de olmadığımdandır sanırsam) Mercedes’in yeni AMG modelini gördüm ve direk aşık oldum. Normalde sevmediğim bir seri olmasına rağmen 2011 SLS AMG süper ötesi olmuş. Mercedes’in eski (70-80) modellerini çok seven biri olarak, bu modelde de yeni ile eskinin harmanlanması çok hoşuma gitti. Eski tipi yeni teknoloji ile çok güzel kaynaştırmışlar. Bunun en belirgin özelliğide (motor gücü vs pek ilgilenmiyorum) kapıların yukarı doğru açılması. Teknik özelliklerinen çok estetiğine hayran oldum çünkü.
Malumunuz Oasis’in dağılmasından sonra, Noel Gallagher kendi başına yoluna devam ediyor. Akustik konserlerde veriyor ara ara. Türkiye’ye hiç gelmeyen veya getirilemeyen veya da hiç çağrılma zahmetinde bulunulmayan Oasis’in kurucularından, büyük kardeş Noel, yeni konsepti ile Türkiye’ye gelir mi? Şöyle Harbiye Açık Hava konser modeli tam ona göre. Buradan yetkililere sesleniyorum, sesimi duyun!!!