Farkında değildim bu pazartesine kadar. Pazar günü Sonisphere var ve heyecanını yaşayamıyorum iş yoğunluğundan. Buna da şükür bir işimiz var o ayrı da daha jeton yeni düşüyor. Slipknot’ın playlisti hakkında en ufak da fikrim yok. Paul öldüğünden beri (2009′a tekabül ediyor) hiç konser vermedikleri için kimseninde bir fikri yok. İstanbul’dan önce de ilk konserlerini Yunanistan’da iki gün önce verecekler. O yüzden ancak iki gün önce öğrenebileceğiz. Havaya giremeden de zaten burada konser olacak. Umarım Paul’dan önceki gibi havaları yerinde olur. Slipknot’ın sitesinde bir video mevcut. Corey Taylor bacağına Paul’un dövmesini yaptırıyor. Ağlıyor filan onu çok özledim diye. Konserde de ağlamazla değil mi?
Yalnız Interpol konserinden sonra Küçükçiftlik Park’a olan ön yargılarım biraz olsun yıkıldı. İyi yönde yıkıldı bu arada. Çünkü Interpol konserinde ses çok çok iyiydi. Bilmiyorum bu tabi grupla da alakalı olabilir, ya da organizasyonla da ama cidden çok temiz bir ses vardı. Tabi ben ortalardan izlediğim için de olabilir ama memnuniyetsiz birini görmedim. Yalnız mekan küçük işte. Büyülttük filan diyorlar ama yani bu büyük haliyse yazık cidden. Biletler geç tükendi ben ona üzüldüm. Salak organizatörleri haklı çıkardık resmen. Konserden iki hafta önce filan bilet mi tükenir. Ironmaiden geliyor, Slipknot geliyor. Pes yani.

Interpol konseri de güzeldi. Ama bu muhteşem sahne şovu kavramını ya ben bilmiyorum, ya da cidden bunu muhteşem sanıyorlar. Yani evet Paul Banks’in sesi cidden albümde nasılsa konserde de öyle. Ses çok temizdi, müzik çok temizdi. Bu açıdan gerçekten çok güzeldi her şey ama sanırsam bizim sahne şovu kavramlarımız farklı. Ve ayrıca istediğim tüm parçaları söylediler. Hatta neredeyse tüm söylenebilecek parçaları söylediler. Yalnız konser alanı biraz garipti. Ben saat 21:00 gibi ancak alana gidebildim. Dışarıdaki insanları görünce herhalde daha içeri alımlar başlamadı diye düşündüm. Meğersem insanlar ucuz bira için oradaymış. Mor ve Ötesi bitmiş, konserin başlamasına yarım saat kalmış. Ama içeride de dışarıda da pek konser havası yok. Daha sonra Interpol sahneye çıktı, merhaba filan dedi ama hala konser atmosferi yok. Yani en önleri bilemem de orta ve arkalarda pek yok. Sanki kokteyl verilmiş, mekanda da fonda müzik çalsın diye Interpol çağrılmış. Daha sonra biraz toplarlar oldu, ama havaya geç girebildik yani. Etrafımdaki herkes sohbet halinde, konser bahane.
Yalnız her konser sonrası -bilmiyorum sizde de oluyor mu?- o grubu ya da kişiyi devamlı dinleyesim geliyor. Interpol konseri sonrası paso Interpol dinleme isteği, IAMX konseri sonrası devamlı IAMX dinleme isteği gibi vs vs. Herhalde o anı yeniden yaşama ya da o anı yeniden yaşama isteği kabarıyor içimde. Şimdi deli gibi Slipknot mı dinlemek isteyecek bünyem bilemedim. Evde de kimse yok gürültü yapma zamanı!
Çarşamba akşamı Eurovision 2011′den elendik. Biri der biz misyonumuzu tamamladık, TRT der grup da bize oy verecek ülke yoktu vs vs Geçin bu bahaneleri filan yani. Resmen çalıntı şarkı ile ne yapmamızı bekliyordunuz ki? Önce Yüksek Sadakat’in Live It Up parçasını, daha sonar Sex Pistols – Sub Mission parçasını dinleyin. Aradaki 7 farkı bulun. Üstüne The Kinks – All Day and All Of The Night parçasını dinleyin. Neyse ki burada 7 farkı bulabilirsiniz. Yani artık buna esinlenme mi yoksa başka bir şey mi demeliyiz bilemedim. Artık şu gidecek bu gidecek yerine baya baya bir oylamalı bir şey olsa diyeceğim, bu sefer de nasıl şarkılarla katılırız bilemiyorum. Zaten son üç sene gördük ki biz bu yarışmayı bir daha kazanamayacağız. Politika daha ağır bastığı için şarkı kalitesine pek bakılmadan komşu ülke sen en büyüksün triplerinde herkes. Bizim de tek komşumuz bizi sevdiğine göre ve artık Almanya, Hollanda ve Belçika’dan da düzgün oy alamadığımızı düşünürsek formaliteden katılıyoruz.
Complex.com sitesinde “50 Fail in Tech History” diye bir sıralama yapmışlar. Listenin 45. sırasında BlackBerry Playbook var. Baya şaşırdım bu kadar yeni bir ürünü listede görünce ama sebebini de açıkladıkları için olayı anlamak uzun sürmedi. BB Messenger ve BB Mail servisini Playbook’a koymamışlar. Bu sistemlerle kendinden söz ettiren bir firmanın bunu yapmaması bir hata mı acaba? Zaten bu ürünü çıkarmak da çok geciktiler. Baya önceden tanıtımlarını görebildik ama ürünün çıkışı çok gecikti. Ortalığı iPad 2 yeniden süpürdükten sonra kime hitap edecek merak ediyorum. Daha iyi veya kötü olması bir şeyi değiştirmiyor, önemli olan zamanlama. Mesela BB 9800 Torch versiyonunu da panikle erken piyasaya sürdüklerini düşünüyorum. İşlemcisinin yetersiz kalmasından dolayı insanlar dokunmatik ekranın kötülüğünü filan düşünüyorlar. Halbuki düzgün bir işlemci hızı olsa bunların hiç biri olmayacak. Zaten şimdiki kafam o zaman olsa almazdım bu aleti. Ayrıca listede üst sıralara giderken Windows Vista’yı gördüm ve cidden mutlu oldum. Bu kadar arada kalmış bir işletim sistemi olamazdı herhalde. Kendimiz mi üretsek yoksa MacOs’dan mı çaksak karar verilememiş. Listenin tamamına ulaşmak hiç
Taze taze de zamanı geçmeden de IAMX konserini yazayım biraz. Konser sayesinde biraz geç de olsa Babylon’a ilk kez teşrif ettim. Mekan çok ufakmış ve aşırı kazık tabi ki de. Konsere gelince; tek kelime ile harikaydı. Chris Corner ve arkadaşları sahnede ne yapmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar. Adamın sesi zaten süper, canlı performansta da gram değişmiyor. Yeni albümün en iyi parçalarını söylediler, üstüne eskilerden de favorileri çalınca tadından yenmez bir konsere dönüştü. “This is only for you” deyip bir gün önce çalmadıkları parçayı çalınca ayrı bir güzel oldu. Ben şahsen ilk çıktığındaki maskesini çok beğendim. Ama sonra fese bir ot takıp üretilmiş olaya gülmedim de değil. Bildiğin festi o işte. Ama son düşüncem şu ki IAMX her ay konser vermeli. Hepsine gider, aynı şekilde zevk alırım diye düşünüyorum. Yani o albümdeki yavaşmış gibi gelen şarkıları bile harika söylüyorlar sahnede. Özellikle aynı davuldan tempo tuttukları ve bagetleri birbirlerininkine vurdukları kısım şov açısından çok başarılıydı. Ne var ki bunda diye bir düşünce olabilir ama canlı izleyince baya hoş oluyor. İki gün üst üste gitmediğime yanar oldum bir anda.
Tekrar hatırladım sinirlendim. Sanırsam IAMX’in şu ana kadar çıkardığı en vasat albüm. Cuma günü konser var ve içimde endişe oluştu. Ama daha önceden bildiğim için içim rahat biraz. Canlı performansları baya iyi çünkü. Bu vasat şarkıları da son derece güzel söylerler. Zaten konsere gidip gitmeme olayım direkten döndü. Neyse yırttık!
Konserler serisi bitmiyor evet. Bu sefer de 5 Mayıs Perşembe günü Babylon’da IAMX koneri duyuruldu. Hayır parasızlıktan konsere bilet alamayıp gene gidemezsem koşar bir yerden atlarım artık. En son geldiklerinde benim için iki kere bilet bitince 24 saat geçmeden gidememiş ve çok üzülmüştüm. O konser de Babylon’da idi. Adamlar sahnede süperler, o yüzden iki kere üzülüyorum gidemeyince. Yeni albüm de çıkarmışlar oh mis. Volatile Times adlı albüm hakkındaki ilk izlenimlerim pek hoş değil. Kingdom of Welcome Addiction gibi bir albüm çıkarmışsan ve bizi buna bağımlı etmişsen çizgini koruyacaksın. Ama işte şarkılar albümdeki gibi durmuyor sahnede. En azından IAMX için böyle. Albümün tracklisti de şu şekilde:
Starbucks yeni (en azından ben yeni gördüm) ürün çıkarmış. Bu kahve termosları meşhurdur malum Starbucks’ın. Kendi desenini kendin yapabildiğin modelinden bahsediyorum yeni ürün derken. Termosun alt kısmında bir kapak var onu açıp içindeki kağıdı çıkarabiliyorsunuz. İsterseniz onun ölçülerinde, isterseniz direk o kağıdın arkasına bir şeyler yazıp çizebilme imkanınız var. Ben direk arşivden bir fotoğraf bulup onu uyguladım ve çok da güzel oldu. Bu ürün ile gerçekten çok yaratıcı şeylere gebe. Aslında oturup düşününce çok güzel şeyler yapabilir insan. Hatta